HEDEFLER & HAYATLAR

Bir insanın en büyük düşmanı, yine bizzat kendisidir. Bu düşünceden yola çıkarak şunu da diyebiliriz, değişimi kendi bünyesinde başlatan insan kendiyle dost olmayı başaracak insandır.
21. yüzyılda dünyaya gelmek herkesin altından kalkabileceği bir yaşam zenginliği yaratamıyor. İletişim kaynaklarını kullanarak en uzaktaki arkadaşımızla birkaç saniye içinde iletişim kurabiliyorken, zamanın hızlı geçiyor olmasından da şikayetçiyizdir.
Orhan Kemal’in “Küçük Adamın Romanı” serisinden…
Peki, zaman hızla geçerken ve tüketim çılgınlığının sonuna kadar yaşandığı 2000’li yıllarda kendimizi ne kadar tanıyoruz? Belki de bu soruyu kendimize sorma vakti geldi de geçiyor. Hedefine kitlenen bir uzay mekiği gibi çıkacağımız yolun bizi nerelere götürebileceğini bilirsek mutlu yaşadığımız günlerin sayısını biraz daha arttırabiliriz düşüncesindeyim. 
Bu sebeple 2016 yılının sonlarına doğru kitaplığıma bakıp, okumadığım onlarca kitabın olduğunu fark ettiğimde dehşete kapılmadım değil. Nereden geldiği belli olmayan romanlar, arkadaşlarımdan okurum diye ödünç aldığım kitaplar, hikayeler, şiir kitapları…
Ben de kendimi okumayı seven biri sanırdım, ama fena halde çuvalladığımı görünce bu işin böyle yürümeyeceğini anladım. Ne yapacaktım? Gelin isterseniz biraz daha geriye gidip 2016 yılının ortalarında tanıştığım Youtuber Barış Özcan’dan bahsedeyim size. Kendisi sanat, teknoloji ve tasarım üzerine geliştirici videolar hazırlayıp youtube’ta yayınlayan gözlüklü ve durmadan beyaz t-shirtler giyen sempatik birisi.
Barış Özcan’ın, ZİNCİRİ KIRMA tekniğini anlattığı videosunu izlediğimde (video hemen altta) hayatımda başlamak isteyip de başlayamadığım bazı şeylere bir zaman sınırı koymam gerektiğini anladım. Tamam, 32 yaşı belki bazılarına göre GEÇ olabilir. Ama benim için asla!
 ‘’Neden olmasın, 365 günde 52 kitap okumak mümkün’’ diyerek 2017 yılı için bir hedef belirledim. Bu hedefin başarılması zor görünebilir, belki de zor. Çünkü diye başlayarak buraya 32 tane geçerli sebep de yazabilirim. Ama yazmayacağım. İstenince her şey tabi ki mümkün olabilirdi.
Bunu nereden mi biliyorum?  Tarihin baş köşelerinde, pırıl pırıl parlayan insanlara bakın. 
Yeter ki size uygun bir hedef belirleyin ve limitleri zorlayın.
Sonuç mu?
  • 1 yılda 52 kitap okuma hedefinin 3 kitap daha üstüne çıkıp 55 kitabı bitirdim.
  • 16’sı yabancı 32’si yerli tam 48 yazar ile tanıştım.
  • Toplam 12.115 sayfa okudum.
  • Okumayı günlük bir alışkanlık haline getirdim.
  • Toplu taşımada okuduğum kitap sayısı 20’den fazladır. 
  • Sosyal medya ve internette geçirebileceğim zamanı minimuma indirmiş oldum.
Peki koyduğunuz hedefe ulaşmak için neler yapmak gerektiğini bizzat deneyimleyerek anlatayım mı size?
  • Hedefinizi içselleştirip odaklanmamız gerekiyor. Yani ”ben hedefi koyayım, aksilikler çıkarsa da bunları bahane olarak kullanırım” anlayışı olmamalı.
  • İnandığımız şeyleri her gün az ya da çok istikrarlı bir şekilde yapmalıyız.
  • Etrafınızda sizi amaçlarınızdan alıkoyacak zaman öldürücü insanlar olacaktır. Onların, hedefe giden yolda engeller olduğunu bilin ve bu engellere her zaman olmasa da HAYIR diyeceğiniz zamanları bilin. Vakit en değerli hazinelerimizden…
  • Bir de size destek verecek bir eşiniz olursa değmeyin keyfinize…
Bu yıl kendime başka hedefler koydum. Ancak şu anda 6.kitabıma başladığımı da belirtmek isterim. Bu kitap yolculuğunun bazı fotoğraflarını INSTAGRAM hesabımdan ulaşabilirsiniz. 
Hedef koymadan gelen başarı, tesadüf olabilir…
NOT: Bir yılda okuduğum 55 kitabın listesine bu linkten ulaşabilirsiniz.
Siz de kendi okuma listenizi,  neokur.com‘daki raflarda oluşturabilirsiniz.  
f.k
 
 
 
 
 
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Paylaş